30.8.12

zafer bayramı hakkında..

 bloggerda yüzlerce post,
sözlükte binlerce entry,
webde milyonlarca yazı var zafer bayramıyla ilgili.

benimse üstüne eklemek istediğim bir iki şey var
müsaadenizle.

30 ağustos,
samsun'a ayak basmaktan
veya millet meclisinin açılmasından
çok daha farklı bir bakış açısıyla,
çok daha ince bir ihtimamla 
kutlanması gereken bir bayram bence.

nefsini bir kenara itip ayakta ölmeyi,
başkasının önünde eğilerek yaşamaya tercih eden
binlerce insan sayesinde kazanılan;
 yeni bir ülke olarak kurulan değil,
küllerinden yeniden doğan bir ülkenin
zaferinin kutlanması..

ordunun bayramı değil,
askerlik görevini tam anlamıyla yerine getirmiş
şehitlerin bayramı.

kabotaj bayramını bile kutlayan milletimiz
aslında ne kadar anlamlı olduğunu unutmakta..


görüş farklılıklarını tartışmaktan,
kılık kıyafet konusunda saçmalamaktan,
hiç bir halt yapmayıp
sadece yapana çamur atmaktan ibaret hale geldik
bugünün toplumu olarak.
ve bunları rahatça yapabilmemizin sağlayan
binlerce şehit yine unutuldu.


neden savaştılar?
tanımadıkları nesiller için..
o nesillerin tırnaklarına bile daha çok önem vereceklerini bilselerdi,
ya da mesela
kendilerini katleden insanların
köpeği olacaklarını;
yine savaşırlar mıydı?

elbette.
onları kahraman yapan bu çünkü.
ve saygıyı bir kez daha hak etme sebepleri..


benim inancımı paylaşanlar için konuşuyorum;
bugün kaç kişinin aklına geldi
bir fatiha okumak?

peki zaferi "yalnızca" olimpiyatlarda altın madalya kazanmak
eurovisionda birinci olmak
şampiyonlar liginde bir üst tura yükselmek olarak gören
bunca boş beyinli insan varken
bizlere biraz daha bilinçli olmak düşmez mi?


bi de şunu söylemek istiyorum;
bilinç tüitırda o günün başlığı neyse
o günü sadece ondan ibaret saymak değil,
bunu unutmasak daha iyi olabilir.

ben kendimi de katıyorum bahsettiğim insanların arasına;
en son ne zaman yakın tarihinle ilgili
kendini geliştirdin
veya etrafındaki birine bu konuda
bilmediği birşey öğrettin diyorum;
cevabımı paylaşmak bile istemem..

istediğinize "rahat uyu" demekte özgürsünüz;
ama
bir ekmeğin bile karşılığı varken
bu dileğin bedelini
bir şekilde ödememiz gerek..


 konuyla ilgili en derin cümleleri
mahatma gandhi söylemiş zamanında sanırım;

" haydi beni bir daha tutuklayın ingilizler! 
ama tutuklamak ve öldürmekle iş bitmiyor.
işte öldü sanılan türkler, 
cenaze törenleri için hazırlanan tabutları
katillerinin başlarına geçirdiler. "
 
 bizse kendi tabutlarımızı hazırlamakla meşgulüz..








5 yorum:

  1. Adsız19:53

    helal...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne diyeyim bilemedim..

      Sil
  2. Düşüncelerine yürekten katılıyorum.Zafer bayramı adı üstünde bağımsız olarak yaşama hakkını aldığımız bir gün,bu gün kutlanmayacak da ne kutlanacak!

    YanıtlaSil
  3. Ruhları şad olsun.

    YanıtlaSil

 
;