31.7.12 6 yorum

gelin ayakkabısı dediğin böyle olmalı!

başlığı böyle gördün diye 
beni gelinlik hayalleri kuran kızlardan sanma okuyucu.
 
daha bir kez kafamı kaldırıp
gelinlikçi vitrinine bakmışlığım yoktur
insanların evlenicem diye ölüm diyetine girip
daha sonra o kadar kiloyu neden üstünde taşımak istediğini,
(bi gelinlik kaç kilo çekiyodur?)
kremalı pasta şeklinde görünme hevesini anlayabilmiş değilim.
milyonlarca daha zarif elbise diktirebilmek varken..

neyse, illa bi gelinlik giyilecekse
bence ayakkabısı bu olmalı.
şu bele bağlanan kuşağın kırmızılığı da canımı sıkıyo
(bağla diye yalvaranım var sanki. allahalla.)
o da siyah modaymış bu sene,
siyah dantel kuşakla enfes olmaz mı?
(yani bi gelinlik hiç bi şekilde enfes olamaz ama
en oluru bu sanırım..)
6 yorum

şu sıcakta fırat olasım var..


6 yorum

fanfan


izlediğim en tatlı aşk filmlerinden..
aynayla kaplı bi duvarım olsun sürekli paranoyak yaşayayım dedirtiyor
"seni her sabah terkedeceğim ve akşama kadar kazanmak için fırsatın olacak" diyen insanın öyküsü.
çekildiğinde üç buçuk yaşındaymışım.
eminim hiç büyümemiş olsam da aynı büyüyle izlerdim:)
kitabı ise filmden daha mükemmel.
filmden farklı olarak diyor ki;
"ama yaşamın bir parçasıdır kötülük de, tehlike de.
 onunla yüz yüze gelmezse insan, omurgasızlar sınıfına girer. 
aşk, başarısız olma tehlikesini de zorunlu kılar. 
her şeyin bedeli vardır."
yaşasın alexandre jardin, yaşasın sophie marceau,
yaşasın vincent perez!
7 yorum

64. emmy oyunlarıı başlasııın!

hatta bi süre de geçti üstünden ama
ben bi değişiklik yapmasınlar benim yorumlarımla diye
iyice netleşmesini bekledim sizle paylaşmak için
(bkz: ego)

genel olarak şunları söyleyebilirim;
madmenin ödül almasından bıktım yeter ulan!
 (ama şunlar dedin?! o.O)
peki tamam, bi de şunu söyleyebilirim;
bi hugh laurie deseydiniz, bi house m.d. deseydiniz ölür müydünüz?


şimdi geçiyorum tüm akademi tarafından oldukça değerli bulunan yorumlarıma

En İyi Dizi (DRAMA): Boardwalk Empire, Breaking Bad
Downton Abbey, Game of Thrones
Homeland, Mad Men 
 faforim elbette geym of tronz. 
mad men artık ödül almayı kessin.
 breaking bad de son sezonda alsın, yeter ona.



En İyi Kadın Oyuncu (DRAMA) 

Kathy Bates, Harry’s Law 
Glenn Close, Damages
Claire Danes, Homeland  
Michelle Dockery, Downton Abbey
Julianna Margulies, The Good Wife  
Elisabeth Moss, Mad Men 


 
En İyi Erkek Oyuncu (DRAMA) 

Hugh Bonneville, Downton Abbey 
Steve Buscemi, Boardwalk Empire
Bryan Cranston, Breaking Bad 
Michael C. Hall, Dexter
Jon Hamm, Mad Men
 Damian Lewis, Homeland
 elbette maykıl jiy holl!
ona borçlusun akademi.
duydun mu beni?

 

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (DRAMA) 

Aaron Paul, Breaking Bad 
Giancarlo Esposito, Breaking Bad
Brendan Coyle, Downton Abbey
Jim Carter, Downton Abbey
Peter Dinklage, Game of Thrones
Jared Harris, Mad Men 
 


Downton abbey'den herhangi biri alabilir.
nema problema.
 


En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (DRAMA) 
Anna Gunn, Breaking Bad 
Maggie Smith, Downton Abbey
Joanne Froggatt, Downton Abbey
Archie Panjabi, The Good Wife
Christine Baranski, The Good Wife
 
 

En İyi Dizi (KOMEDİ)
  The Big Bang Theory
Curb Your Enthusiasm
Girls 
Modern Family
30 Rock 
Veep

 Gönlüm girls'den yana olmakla birlikte 
modern family yine sallar.


  

En İyi Kadın Oyuncu (KOMEDİ)
  Zoey Deschanel, New Girl
Lena Dunham, Girls
Edie Falco, Nurse Jackie
Tina Fey, 30 Rock
Julia Louis-Dreyfus, Veep
Melissa McCarthy, Mike & Molly
Amy Poehler, Parks and Recreation
 helbette ki julia rufus almalı
o ki sırf komedyen olabilmek için
milyarder babasının servetini elinin tersiyle itmiş,
seinfield, niv edvençırs ov old kristin derken
üç kuşağı gülümsetmiş..
hastasıyız!

 

En İyi Erkek Oyuncu (KOMEDİ)

Alec Baldwin, 30 Rock
Don Cheadle, House of Lies
Louis CK, Louie
Jon Cryer, Two and a Half Men
Larry David, Curb Your Enthusiasm
Jim Parsons, The Big Bang Theory
 menn menn menn men
men e men men menn..
tuu en e halv meni tek geçerim!


 
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (KOMEDİ) 

Ed O’Neill, Modern Family
Jesse Tyler Ferguson, Modern Family
Ty Burrell, Modern Family
Eric Stonestreet, Modern Family
Max Greenfield, New Girl
Bill Hader, Saturday Night Live

 direk modern family yazsalarmış,
bu kadar aday sıralamak yerine?

 

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (KOMEDİ)
  Mayim Bialik, The Big Bang Theory
Kathryn Joosten, Desperate Housewives
Julie Bowen, Modern Family
Sofia Vergara, Modern Family
Merritt Wever, Nurse Jackie
Kristen Wiig, Saturday Night Live
 sırf bunca yıllık emeği için kathryn joosten'a
bir vefa gösterisi yapılmalı diye düşünüyorum..
biten desperate housewifes'ın ardından..




En İyi Mini-Dizi & TV Filmi 

American Horror Story, 
Game Change Hatfields & McCoys
Hemingway and Gellhorn Luther
Sherlock: A Scandal in Belgravia 

 diğer adaylara göz atmak gereksiz..
 

 

En İyi Erkek Oyuncu (MİNİ-DİZİ)
  Kevin Costner, Hatfields & McCoys
Benedict Cumberbatch, Sherlock: A Scandal in Belgravia
Idris Elba, Luther
Woody Harrelson, Game Change
Clive Owen, Hemingway and Gellhorn
Bill Paxton, Hatfields & McCoys
 bkz: üst kategori
 tipinden hoşlanmamış olsam da
(zaten onun da çok umrundaydı)
adam oynuyo..


 

En İyi Kadın Oyuncu (MİNİ-DİZİ)

Connie Britton, American Horror Story
Ashley Judd, Missing
Nicole Kidman, Hemingway and Gellhorn
Julianne Moore, Game Change
Emma Thompson, The Song of Lunch


 

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (MİNİ-DİZİ)

Sarah Paulson, Game Change
Frances Conroy, American Horror Story
Jessica Lange, American Horror Story
Judy Davis, Page Eight
Mare Winningham, Hatfields & McCoys


 

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (MİNİ-DİZİ)

Ed Harris, Game Change
Denis O'Hare, American Horror Story
David Strathairn, Hemingway & Gellhorn
Martin Freeman, Sherlock: A Scandal In Belgravia
Tom Berenger, Hatfields & McCoys
 elbette martin freeman.
hayır, sherlock severliğimle hiç bir alakası yok.
bi de ben bu adamı bişeye benzetip duruyodum;
hobbite benziyomuş yav
bilbo olacağımış zaten..



bu arada belirtmek isterim ki;
her emmy töreninde olduğu gibi ödüller
seyirci ilgisine değil akademi puanlamasına göre verileceğinden
benim isteklerimin hiç bir önemi olmayacak

modern family ödülleri toplayacak,
mad men bi duvarı ödül kaplamak istiyomuş öyle duyduk.
game of thrones'un ilk sezonu o kadar enfesken ödül almadı,
bu sezon hiç vermezler heralde kapanışı beklerler.
ayrıca zaten game of thrones bence bi drama değil..
(bkz: bir alex değil)

bakıcaz, görücez artık.
23 eylülde..
(akademi, sherlock'a bi ödül ver de
bana doğum günü hediyesi olsun nolur!) 






 
30.7.12 3 yorum

üzerine söyleyecek hiçbirşeyi olmamak.


12 yorum

tüm vaktini tatlı yaparak geçirmek..

şunu farkettim ki
krema pişirmenin,
şanti çırpmanın,
cupcake süslemenin 
benim üzerimde tarif edilemez bir mutluluk kaynağı olma durumu var

bütün paramı kurabiye kalıplarına,
şanti duylarına,
aşçılık kurslarına vermek istiyorum

bu arada fateme'nin de katkılarıyla
(katkı falan değil, direk tarifi ondan aldım)
nefis bir krema keşfetmiş bulunmaktayım
(bkz: görsel)



bir de royal icing var ki..
çocukken boyama yapmayı sevenlerdensen;
öğren, yap, boya, ye, eğlen..


mutfak sanırım hayattaki en geniş terapi alanı..









6 yorum

anna molly.. meali: mutsuzsan, mutluysan, sıkkınsan, neşeliysen, yalnızsan, doluysan, boşsan dinlenecek şarkı

evvet bebeyim, yanlış duymadın;
her ahval ve şeraitte!
 

bu benim lise sonumun şarkısı..
(bkz: yaşını ortaya çıkarmaktan hiç çekinmemek)
sene 2006, ben bi trafik kazası geçirmişim
grup seksendört falan yeni çıkmış
incubus de anna molly'ye klip çekmiş..


hastane yatağında yatmanın beynimde oluşturduğu hasar
bu kliple kendini özdeşleştirmiş olucak ki
zune'um var o zamanlar
(gerçi hala var, tuğla gibi alet maşşallah.)
 başa sarıp sarıp izliyorum


adam levine'den sonra en has adamım olan 
pek sevgili brendın'ın
"kol kası yaptım yeni doğuş benim 
bak atletim de yırtık
kaslarımı ne biçim de gözünüze sokarım"
mantığını umursamadan
şarkının ennnfes girişinde dengemi kaybediyorum.. 
içime yıldız tilbe kaçacak bıraksam, ama hareket edemiyorum.

yirmi sekiz kere falan başa sarıp dinlemişliğim vardır minimum
sonra zaten elimde olmadan uyuyorum..
 

sanırım gelmiş geçmiş en etkileyici, en gaz, en sağlam incubus şarkısı..
(bu cümlelerimi daha sonra 11 a.m., hurt ve benzerleri için de duyucaksın..)
 ve sanırım ben bişeyi sevdiğim zaman
ayrım yapamıyorum..


enna mıliii enna mıliiii enna mıliiiii!
şu an etrafımda çok az şeyde
bana böyle bir enerji verebilecek güç var.
tadını çıkar okuyucu,
yüz bin kez dinle.
bu öyle bi şarkı ki; canlı versiyonunu sizle paylaşmak istemediğim..



 



 
4 yorum

bad morning demotivates you for all day..


günaydın okuyucu!
çok sinirliyim agresiflikle karışık bi enerji doluyum
 şimdi bu kız neden bana ballı şekerli günaydın demedi deme.

akşamı nasıl edeceğim konusunda hiç bir bilgiye sahip değilken
aynı anda altı aylık birikmiş rapor yazıyorum
kimyasal listesi yapıyorum
şarjım bitiyo diye üzülüyorum
susatmayan diş macunu çıkarmaları için dua ediyorum
ve bazı insanlarla ilgili birtakım başka dualar..
(birtakım ayrı mı yazılıyodu be o.O)

ama tüm bunlar,
biloğumu ihmal etmem için geçerli bi sebep değil.
bu arada, şanslı kedi'den haberi olan var mı?







29.7.12 4 yorum

hocalarım! senelerce bana aldırdığınız bitki anatomisi dersleri sonunda bi halta yaradı!

dicen ki şimdi ne halta yaradı?
şu anki konumumla pek alakası yok, haklısın
ama videoyu izlerken aa bunun adı bu, aa petal aa sepal derken
vay arkadaş dedim,
iyi ki biyoloji okumuşum..
hayatın ilmi benim için bu..








 
28.7.12 6 yorum

her saniyesinde durdurarak izleme isteğiyle doluyum okuyucu!

3 adam
44 gün
 11 ülke
18 uçuş
38 bin mil
2 kamera
milyarlarca adım
kocaman gülümsemeler..

senin de içinden her saniyede durup
iyice bakıp
sonra devam etmek gelmedi mi?
(hadi len ordan dediğini duyar gibiyim bazı okuyucu..)






6 yorum

bazı insanların hayal güçlerine o kadar hayran oluyorum ki..

ayırmayın!
ayırmayın diyesim var! 
(arada böyle komünistliklerim vardır.)

bana hiç böyle zeka ürünü fikirlerin ilhamı gelmiyo,
çok yalnızım okuyucu..











27.7.12 4 yorum

g'mornin! (saatin öğlen olduğuna bakmadan)


günaydın!
napıyosun okuyucu?
(böyle kedili medili resimleri de hiç sevmem halbuse)

o kadar bedbaht haldeyim ki;
bunu sadece isterse tepki verebilecek bazı insanlarla 
paylaşmam gerek diye düşündüm.
aa dedim okuyucum var benim!
(bkz: kendini elif şafak sanmak)

neyse ki elif şafak kadar uzuun cümleler kurmuyorum yine iyisin.


dehşetli bir iç sıkıntısının ardından sabaha kadar zırlamak,
sahurdan önce ve sahurdan sonrasını iki ayrı evde geçirmek,
çözüm bulamamak ve buldurulamamak durumlarıyla
iç içeyim
(bu cümleyi sırf elif şafak'ı aratmamak için kurdum)


bak şimdi ben bugün çok kesin kararlar aldım tamam mı

hayatımda bir temizlik operasyonu başlatıyorum!!

elbette her dişi gibi, bu operasyonu mutfaktan başlattım.
oruç falan demedim dip köşe temizlik yaptım
mental projelerime hep fiziksel aktivitelerle başlarım
arada böyle farklılıklarım vardır.


sonra gittim danışman hocama sabahın köründe
hacı benim tezi başkasına vermişsin
o zaman ben de şu şu konuda bi proje yapıcam
keyfin bilirse kabul et manalı bi konuşma yaptım
hayatımdan hakkını yedirmeyi temizledim
(annem hep der ki, hak yiyen b.k yesin)
(sahiden hep der, her durumda ve ortamda)


daha sonra birlikte bi özel proje yürüttüğümüz başka bi hocaya
telefonda bana verdiği direktifler karşısında
hocam benim tansiyonum çok düşük
istediklerinizi yapmayı çok isterdim ama maalesef
eve gitmem lazım dedim
(insanlık için küçük olabilir ama
benim için dev gibi bi adım.
zira hiç hafta arasında işi bırakmışlığım yok.)
hayatımdan boyun eğmeyi temizledim.


önümüzdeki saatlerde,
 
sadece başkaları mutlu olsun diye kendimi mutsuz etmeyi
 
birilerinin karşıma çıkıp aa alnında enayi yazıyo deme hakkını
 
 benim isteğim dışında başkalarının ördüğü duvarları
 
artık giymediğim bi takım ayakkabılarımı
 
eşarp rafımı
 
mikroskobumu ve içi kimyasaldan gökkuşağına dönmüş hassas terazimi
 
her kötü hissettiğimde tatlı yapma isteğimi
(dün gece cocostar yaptım lan. bildiğin ülker cocostar.)
 (yalnız yemek istemiyorum. yapıyorum sadece. ne kada da psikanalitik)
 
 çözüm bulmak istemeyen insanlara lütfen bişeyler yapalım deme halimi

ve bünyemdeki susuzluk hissini temizlemeyi planlıyorum.
önümüzdeki günlerde hangilerini yapabildiğimi hep birlikte görücez
ya da göremicez..






 
26.7.12 6 yorum

bunu gün ortasında buldum ama yayınlamaya içim elvermedi(:

voila!
buz küplerinin içine limon damlatmışlığım,
nane koymuşluğum vardı ama
bu kadar şık gözükmüyolar nan.
anne bizde niye yoh?!

ennnfes fikir beyb.. 






25.7.12 4 yorum

hit the road jack.. meali: yallah şöfer yallah

hit the road jack!
and don't you come back 
no more no more no more noo moore!
hit the road jack,
and don't you come back no more!
 vaç yuu seey?!

kendimi eğlenmekten geri alamıyorum okuyucu..





24.7.12 10 yorum

ters dönen şemsiyelerimizi atmıyoruz. neden?

tam olarak bundan!
ehehe ço eğlenceli(:
0 yorum

parfümümün kokusu'nu anlatıyorum; dikkat!

parfüm ayakkabı çanta postları yazan insanların ilgisini çekecek bi başlık..
 hmm..
arada böyle zekiliklerim vardır..


parfümümün kokusu beni mimlemiş;
demiş ki semmmacığım zaten çok konuşuyosun
beni anlat dicem ama uzatmadan; tek kelimeyle..

türkçe olması şart mı? 
one word olsa olur mu diyor 
ve cevabını beklemeden devam ediyorum
(bilirsiniz arada böyle aceleciliklerim oluyor..)

bence parfümümün kokusu "fresh"
bloğuna her tıktığımda
(sanıyorum postlarını yazdığı krem rengi zeminden ötürü)
bana çok ferah geliyo..
üslup ve tarz olarak da fazlalıklardan arınmış bi havası var

bilmiyorum, belki de benim parfümümün kokusu çok fresh olduğu içindir(: 

mimi daha önce  burda paslamıştım, bi daha paslamıyorum
isteyen olursa doldursun(:

ve bazı sempatigarkadaşlar bana şöyle şeyler yazmışlardı tek kelimeyle;
şimdi okuyunca hatırlarlar(:




Semmma beni mimlemiş
ve kendisini tek kelime ile anlatmamı istemiş.
Ben de bu tek hakkımı "SİD" den yana kullanıyor
ve yanlış anlaşılmalara mahal vermemek adına
sebebini açıklıyorum: 
Semmma ne zamandan beri blog yazıyor
bilmiyorum ancak ben kendisini tanıyalı çok olmadı.
İzlediğim ve gözlediğim kadarıyla
neşeli ve bir nebze de alaycı bir insan olduğunu düşünüyorum.
Bana kalırsa Semmma 
her koşulda hayattan zevk almayı bilecek,
kendisi eğlenirken etrafındakileri de
eğlendirebilecek bir insan.
Bunun yanında yardımsever ve iyi niyetli.
Yüzeysel olarak bakarsak belki
"bu ne saçmalıyor ya" diyebiliriz.
(Ben hiç demedim ama ben
saçmalamayan bir insan sayılmam.) 
Ama biraz daha derine inecek olursak
hassas, duyarlı ve yardımsever bir insan olduğunu
ve aslında hiç de boş konuşmadığını fark edebiliriz.
O nedenle onu buz devrinin eğlenceli 
ve -belki- en sevilen 
ama çoğu zaman yeterince anlaşılamadığını düşündüğüm 
karakteri Sid ile özdeşleştirdim.




tatlım ya hızına hayretler ıcınde kaldım,genclık ıste:)
bence semmaa yanı fiyuvfit çok şeker bi kız 
şeker kız candy mı acaba bılemıyorum:) 
yüreği cok güzel bı kız,umarımkide hep öyle kalır:)
aynı zamanda gun ıcınde sureklı postlar hazırlayıp 
blogunu guncel tutan bır blog yazarı,
yazılarınıda ılgınc ve guzel buluyorum 
ara ara yorum yazmaya calısıyorum 
ama yoğun olduğum zamanlarda okuyorum canım sevgıler:) 
tesekkur ederım sana kocaman bı pamuk seker alıcam :D 




Deli dolu, uçuk kaçık bi kız..
Acayip benzetiyorum kendime,
aynı şarkıları seviyoruz,
aynı şeylerden hoşlanıyoruz
ve ken'sini acayip sempatik buluyorum..
O kendini benden çook daha iyi ifade ediyo,
onun blog dilini günlük nyaşantımda ben de kullanıyorum
ama yazrken lök diye bi ciddiyet oturuyo üstüme..
Ve blogunu çok sık güncelliyo
üstelik bildiğin not defteri gibi kullanıyo blogunu;
blog şablonu başlarda ciddi kaçsa da
not defteri temasıyla baya benimsetiyo kendini..
Somon renkli yorum yazılarına bitiyorum en çok da :)
Tek kelimeyle ( ki bunu çok kişiye söylemem) "KEDİ"dir kendisi
^,^ Kedi canını senin!!






 
14 yorum

bi ayakkabı ilk giymede soyulur mu? sorarım sana okuyucu, soyulur mu?!

dolabımda o kadar çok ayakkabım var ki 
bazı sabahlar uyandığımda bazılarını farkediyorum
aa ben bunu hiç giymemişim mi ya diyorum..

işte bu da o ayakkabılardan biri..
aldım, giydim
öyle şangır şungur da yürümem gayet asil(!) ve nazik adımlarla
yürüdüm eve döndüm falan
bi baktım ayakkabının ucunda ezikler..

ayakkabı çok rahat, daha bi kere giymişim,
vazgeçemedim öyle hemen.
ne yapsam diye düşünürkeen..










23.7.12 4 yorum

awesome love stories..







































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































2 yorum

bir p.s. i made this harikası daha..


eskiden babaannemde vardı bu taraklı tokalardan galiba,
şimdilerde yine moda olmuş
üstünü kaplamışlar,
ennfes(:






 
 
0 yorum

yaram içerdeeeheee yaaram içerdeee

yumurtanın kabuğunun altında ince bi zar var ya hani,
dış kabuk membranı
işte o, ufak tefek kesikleriniz için ultra onarıcı bi yara bandıymış
minik kesiklerin ve yaraların üstüne koyduğumuzda
çok hızlı bir onarım gerçekleştiriyomuş
tabi on tanesi bi liraya satılmıyo..

bunca sene biyoloji ilmine eşeklik ettim,
hiç duymamıştım bak..

bu arada, yaram içerde demişken;
 










6 yorum

yeni hafta dilekleri


buongiorno principessa!
(bu selamı kendime çakıyorum:)
ve günaydın sayın okuyucum!

dörtte yatıp beşte kalktığım,
şehirler arası yolculuk yaptığım,
istanbul'a iner inmez vapura geri dönmek istediğim
hazır inmişken eminönü'nden kendime on trilyon tane
pasta kurabiye süsleme gereci aldığım
bu enfes günün sabahından merabayın.

biir enerji bir enerji sorma.
tansiyonum normalde 6ya 9 zaten
bu tempoyla gidersem şak diye düşücem ölücem falan..

 neyse, bu hafta için dileklerimi sıralıyorum;

iftarlar çabuk gelsin.

biri fateme'yle bize pastane açsın

kimse açlıktan ölmesin,

çocuklar hiç ölmesin..

14 yorum

arakan diye bi yer var, biliyo musun?


arakan diye bi yer var, biliyo musun?
myanmar'ın batısında.
myanmar nerde mi?
 sen iftara ne yesem diye düşünürken,
bebeklerin mangal yapıldığı yerde.


arakan nerde biliyo musun?
müslüman kardeşlerinin çığlıklarının yükseldiği yerde.
katliamın, tecavüzün,
yağmanın merkezinde.
insanlığın öldüğü yerde..


"güya" barış dini mensubu budistler,
son bir ay içinde 1000den fazla müslümanı katletti.
 bir asırdır onları müslüman oldukları için
ömür boyu ücretsiz çalıştırdıkları yetmezmiş gibi..
camiler yakılmaya, kadınlar tecavüze uğramaya,
çocuklar, bebekler vahşetin ana malzemesi olmaya devam ediyor.


ırkçılık, soykırım, katliam kelimeleri
her gün tekrar tekrar hayat buluyor orda.
 senelerdir böyleymiş de haberimiz yokmuş
(seni bilmem ama benim bu kadar haberim yokmuş en azından..)

 
 cevabını almayacağımı çok iyi bildiğim bazı sorular var..
gözyaşı müslüman coğrafyasının dışına ne zaman çıkacak?
bm ne b.k yemeye devam ediyo?
richard gere ve turuncular şimdi nerde?
bizim hükümetimiz neden bişey yapmıyo?
ya da yaptı da benim mi haberim yok?

gazze, şeria, afrika yetmedi mi?
sadece kendi dininden olanı mı savunman gerekiyo bu hayatta,
aynı yoldan gitmiyosan yok olmasına göz yumabiliyo musun?

mslüman olmadığı için "senin dinin sana benim dinim bana"
demeci veren, budistleri eleştirmeyen adamlar(!)
insanlığından utanıyo mu?

insanlar ölürken kime nerden laf sokarım,
ne derim de sansasyon olur diye düşünmek
vicdanın hangi kısmına sığıyo?

bi çıkarın olmadığında (petrol, maden..)
o bölgenin sorunlarına el atmana da gerek kalmıyo dimi?
"barış" getiremiyosun..

maç mı izliyosun, gösterime yeni giren bi filmi mi?
elbette müslüman oldukları için bu zulmü görmeleri
içimi fazlada sızlatıyo ama,
insan yahu bunlar.
hristiyan da olsa, başka ırktan,
başka mezhepten, hatta başka dünyadan da olsa
insan.
senin gibi, annen baban gibi, çocuğun gibi..










 
;