21.4.13

leditbii, leditbii, leditbiii!


bırak olsun der beatles.
olmasına izin ver..
 
 
burdan bazı şeyler olmasın,
gerçekleşmesin, zorlaşsın diye kasan insanlara sesleniyorum;
bi çakarım var ya.

önce john lenınla birlikte vokal yapıyoruz: "uuuu"
sonra bi gülümseme,
bi başı dikleştirme hali,
kimilerine "sen konuş, ben hallederim işimi,
istediğin kadar engel ol, doğrusu bu" bakışı
ve ardından hak edilen ünlem;
laheyya!

bu aralar anlaşılmaz olduğumun farkındayım okuyucu.
tekerime taş koymak isteyen bi insanla ilk kez karşılaştım hayatımda,
bocaladım.
(bkz: tekeri olmak)
 
üstü kapalı yazılar yazdım,
derdini anlatamazlıklar içinde sıkıştım,
çıkıp "olm sen neden böyle yapıyon" diyemedim.
ben onun ağzını burnunu dağıtırdım da
ah damarlarımdaki asil ingiliz kanı..

bıktın benim serzenişlerimden, biliyorum.
adeta bi audrey oldum ben,
adeta bi tüm öğünleri tiffany'de yeme hali.

kestim zırlamayı,
inan ki çok zarifim.

gideyim de portakallı pekin ördeği yapayım.




16 yorum:

  1. Let it god derler ammaaa ipini sağlam kazığa bağlican da derler. Çok kararsız kaldım. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ipini kazığa falan bağlamican, sonra o kazığı kafana çakıyolar. sadece güvendiğin insanları yanında tutmakta bence çözüm. en ufak bi tereddütte veya güven zedelenmesinde bak kapı orda demeyi bilmekte. he dicen ki öyle yapsak etrafımızda insan mı kalır, işte o zaman sadece insan olanlar kalır. ben yapabildim mi? yok. let it merhemi olan kendi başına derler bu durumda.

      Sil
    2. En iyisi annenin dizinin dibinde oturup salçalı ekmek yemek

      Sil
    3. hem de süzme yoğurtlu salçalı. çocuğum olursa muhakkak alıştırıcam.

      Sil
  2. Sorun güvendiğin dağlara kar yağması oluyor çoğu zaman.
    Bir şekilde güvenmesen zaten yanında olmaz o insanlar değil mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kısır döngü. iki ucu ballı çubuk. tecrübe, büyümek.

      Sil
  3. ama bu da üstü kapalı. yine bişi anlamadık. kim taş koymuş, nolmuş. anlayan anladı da ben mi anlamadım yoksa. aa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. insanlar garipmiş, bi varmışlar, bi yok olmuşlar. çok da isabet olmuş. bzı insanlar hain ve nankörmüş, sema öğrenmiş, kalpleri kırılmasın diye kendilerine bişey dememiş ama içinde de kalırsa patlarmış. böyleyken böyleymiş (:

      Sil
  4. bende alıştırcam hem süzme yoğurtlu hem de salçalı!
    nereli olduğunu öyle merak ediyorum ki semmma :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ortaya karışığım (: ama çocukluğum eskişehirde geçti, bi kasabada. süzme yoğurtlu salçalı ekmek eskişehir anısıdır. çibörek gibi, eriğe dalmak gibi, akşam ezanıyla eve koşmak gibi. imkanım olsa da çocuğum olursa istanbul'da büyütmesem..

      Sil
  5. aaa ben de Eskişehir liyim:)hala burdayım :)
    çocukken arkadaşımın bahçesinde hep yerdik..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. valla mı ya? neresi? sarıcakayayı biliyo musun? mihalgaziyi, ılıcayı falan?

      Sil
  6. babam sarıcakayalı :)çocukluğum orda geçti.
    face in varsa ordan konuşalım mı? iyice merak ettim
    şimdi bak seni :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kullanmıyorum ki feysbuk.. benim de çocukluğum orda geçti, aynı döneme mi denk geldi bilmiyorum ama kaz memet, tombak bakkal, tatar süleyman, kamil kasap falan muhtemelen ikimizin zamanında da vardı(: ve cuma pazarı, eski tahta köprü, jandarmanın ilersindeki gondol salıncaklar. yaşlarımız tutmaz belki, belki sen öte mahallede oturmuşsundur, belki istanbullu hacıyı tanıyacağın kadar aynı zamandayızdır, bilemedim :)

      Sil
  7. yok canım orta mahalledeyim ben evimiz var orda büyük kahvenin üstünde:) hepsini hatırlıyorum:) babam taksicilik yapıyordu.ilkokulu 1 orda okudum. Tuğbayı tanıyorsan aynı dönemiz:) icra memurları/memurlar bi dönem kalıp gidiyorlardı görev icabı gelip tanıştığım çok arkadaşım oldu.blogumada beklerim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. anaam nası da mutlu oldum ya (:

      Sil

 
;