1.1.14 3 yorum

she would always seem so happy like a cloud..

yağmur - kahve - battaniye üçlüsüne
eşlik etmekten şeref duyan şarkı.

sükunet ve düşünceler eşliğinde..

eğer dünyada bi erkeğin bi kadına bunları söyletebilmesine
sebep olacak kadar büyük bi sevgi var olabiliyorsa;
 mutsuz evlilikler, adaletsiz dostluklar 
nasıl aynı dünyanın içinde yer alabiliyo?

e eh anlayamicam bunu ben.
yoo dostum çabalama.

bu konuda kuyruk acın varsa kelime başına bin gözyaşı gücüyle dökül sen.

ve bak bakalım ne demiş; 



she may be the face i can't forget
the trace of pleasure or regret
may be my treasure or the price i have to pay
she may be the song that summer sings
may be the chill that autumn brings
may be a hundred different things
within a measure of a day

she may be the beauty or the beast
may be the famine or the feast
may turn each day in to a heaven or a hell
she may be the mirror of my dreams
her smile reflected in a stream
she may not be what she would seem
inside her shell

she would always seem so happy like a cloud
whose eyes can be so bright and so proud
no one's allowed to see them when they cry
she may be the love that cannot hope to last
may come to me from shadows of the past
but i'll remember 'til the day i die

she may be the reason i survive
the why and where for i'm alive
the one i'll care for through the rough and ready years
me, i'll take her laughter and her tears
and make them all my souvenirs
the way she goes that, got to be
the meaning of my life is she
she, she ..





29.12.13 6 yorum

kalksa bahıbul dukar tııık evin dee siiiiiin iii naan..


hayır okuyucu, enerjim gelmedi.
bi mutsuzluk, bi bezginlik içindeyim
biri çeksin çıkarsın diye bekliyorum.

bu sabah dilimde bununla uyandım,
kalksa bahıbul dukar tııık evin dee siiiiiin
iii naan..

arkabahçe dinlemeyeli sanırım yüzyıllar oluyo
"evindesin"le neşeli neşeli güne başlayıp
"istersen gitme"yle neden allam neden beeen şeklinde
sebebi belirsiz bunalımlara girdiğim zamanları hatırlıyorum.

okuldan dönerken yanımda oturan
kulağındaki kulaklıktan arkabahçe duyduğum,
dönüp "aa arkabahçe'yi biliyo musunuz? ay çok mutlu oldum bee" dediğim insanı.

aklımda hak etmediği yer tutan insanları, durumları, olayları
"unutmalıı unutmalııı. hemenn" diye sildiğim zamanları.

"ezberimde yazılı, kaderimde çizili" dediğim insan için
"kıştı bunu yazdığımda, baharı birlikte görecek miydik?" diye mırıldandığımı..





27.12.13 24 yorum

evridey iz igzektli dı seym.


naber okuyucu?

dur önce başlığı dinle.


işteyim dinleyemedim boyu devrilesice patron engelliyo
diyenler için,
nine inch nails - everyday is exactly the same.

her sabah bi bugün pazartesi miiğ sendromuyla uyanıyorum.
hayır iş yok,
okula gitmiyorum evlendiğimden beri.

öncesinde yaşamazken şimdi neyin sendromu çözebilmiş değilim.

deli gibi okuyorum ama yazasım yok.
evlenmenin insan psikolojisi üzerine etkilerini
adeta bir cang edasıyla detaylı detaylı yazacaktım,
postunu yapasımın geldiği bissürü diy procesi var,
iki kişilik yemekler nerdeyse hazır
birinin yayına sokmasını bekliyo
ama ben bi elimde kahve bi elimde kek
evin yüzünde gezinmekle meşgulüm..

sanırım evlenmeden önce
bedenindeki son kan damlası çekilinceye kadar
deliler gibi koşturduğundan,
sonrasında bi rehavet, bi "bugün napsam? tamam hiçbişey",
bi bi yere gitmeme isteği baş gösteriyo.

hayır ben ki evden iki gün çıkmasam
"sığınamıyoruuuum" diye kendimi bi sebeple dışarı atmaya çalışan,
halasını kuzenini ayartıp deli dürtmüş gibi gezen insandım.

enver!
okudun üfledin mi naptın?!

soyadımın değişeceğine hazırdım ama
ruhumun garfield'a dönüşeceğini hiç düşünmemiştim.
bu benim için küçük olabilir ama
insanlık için çok tehlikeli bi adım!

umuyorum bi kaç dakka sonra
beynime şimşek gibi bişey iner de
birden bi enerji dolar,
bi yazasım anlatasım eğlenesim gelir,
hastalığım biter.

bugün benim için değişik bişeyler olsun,
çok sıkıldım.
lütfen..






 
;