aylık dergi gibi oldum,
otuz günde bi anca yazabiliyorum artık.
nerde günde üç dört post yazıp
onu oku, bunu yap, buraya git diyen semmma
nerde şimdiki koalası boynuna yapışık semmma..
eygidimey.
şimdi anne adaylarının içini rahatlatmak için
şunu söyleyerek başlayayım;
"kırkı çıksın düzelir" efsanesi gerçek.
he düzü tersinden daha mı iyi olur
orası tartışılır ama
bi düzene girdiği kesin.
beril hanfendinin kırkı çıktı.
bu sürecin ilk on gününü kalabalıkta, sürekli kucakta
geçirdiği için sonraki kısıma adapte olmakta biraz zorlandık.
uyku düzeni yeni oturuyo.
düzen dediysem öyle insan gibi bişey anlama okuyucu.
her üç saatte bir bi saat karnını doyurmak gazını çıkarmak,
yarım saat kucağında gezdirmek,
yarım saat uyutmak için direnmek ve onun mızırdanması
son bi saat de anneye kalan
evi topla-yemek yap-namaz kıl-
vaktin kalırsa yemek yemekle kendine çekidüzen vermek
veya uyumak arasında seçim yapabilirsin şeklinde geçen
sekiz periyoddan oluşuyo günümüz.
kırkımız çıkana kadar sadece
sabah beşle yedi arasında iki saat düzenli uykusu vardı.
sonrasında gün içinde beril ne zaman lütfederse
ben de o zaman kafamı bulduğum ilk düzlüğe koyup
biraz uyuyabiliyodum.
ama kırkımız çıkar çıkmaz sıpa biri cetvelle şekil vermiş gibi düzeldi.
akşam yatma sabah kalkma saatleri belli.
he bana uymuyo, ama napıcan işte ben ona uyuyorum.
ilerde bu özverililiklerimi gerekli zamanlarda
bak südümü helaletmem tehdidiyle söke söke geri almayı planlıyorum.
bu süreyi kendim için özetlemem gerekirse kısaca
oeskihaa limdeen eseryok şimm diiğ diyebilirim.
gözlerim kırmızı, saçım başım darmadağın.
arada bi eyeliner sürdüğümde aynaya bakıp
"pardon bayan tanışabilir miyiz" diyesim geliyo,
düşün o derece perişanım.
ama annelik insana çok katkıda bulunuyo okuyucu.
mesela tek elle yemek yapma, yeme, toplama, temizleme gibi
pek çok özellik kazanıyosun.
burdan aldığım engiiin biyoloji eğitiminin mimarı
sayın evrim hocam yavuzcuğuma seslenmek istiyorum;
evrim varsa anaların tek eli neden yok olmadı olm?
zira çocuk tutabilecek şekilde sabitlenip işlevsiz hale gelmeliydi.
öyle çok birikmiş işim,
okunası kitabım, düzene sokulası ıvır zıvırım var ki
bugünden itibaren başlıyorum.
başlamak diyince bi aklıma geldi,
okulu da dondurdum ben tezi onuncu dönemde vercem sanırım.
liste yaptım kendime.
o yapılası, bu edilesi diye.
önümüzdeki üç gün berilin odası düzenlenesi mesela.
bi iki mail geldi odayı nası yaptın nerlerden ne aldın diye,
hepsini yazıcam inşallah.
ben şimdi geri döndüm, uu turbolu jet hızlısıyla burdayım ya
sen de geri dön ayda bi bakma okuyucu.
taam mı?
öperim :*
nerde günde üç dört post yazıp
onu oku, bunu yap, buraya git diyen semmma
nerde şimdiki koalası boynuna yapışık semmma..
eygidimey.
şimdi anne adaylarının içini rahatlatmak için
şunu söyleyerek başlayayım;
"kırkı çıksın düzelir" efsanesi gerçek.
he düzü tersinden daha mı iyi olur
orası tartışılır ama
bi düzene girdiği kesin.
beril hanfendinin kırkı çıktı.
bu sürecin ilk on gününü kalabalıkta, sürekli kucakta
geçirdiği için sonraki kısıma adapte olmakta biraz zorlandık.
uyku düzeni yeni oturuyo.
düzen dediysem öyle insan gibi bişey anlama okuyucu.
her üç saatte bir bi saat karnını doyurmak gazını çıkarmak,
yarım saat kucağında gezdirmek,
yarım saat uyutmak için direnmek ve onun mızırdanması
son bi saat de anneye kalan
evi topla-yemek yap-namaz kıl-
vaktin kalırsa yemek yemekle kendine çekidüzen vermek
veya uyumak arasında seçim yapabilirsin şeklinde geçen
sekiz periyoddan oluşuyo günümüz.
kırkımız çıkana kadar sadece
sabah beşle yedi arasında iki saat düzenli uykusu vardı.
sonrasında gün içinde beril ne zaman lütfederse
ben de o zaman kafamı bulduğum ilk düzlüğe koyup
biraz uyuyabiliyodum.
ama kırkımız çıkar çıkmaz sıpa biri cetvelle şekil vermiş gibi düzeldi.
akşam yatma sabah kalkma saatleri belli.
he bana uymuyo, ama napıcan işte ben ona uyuyorum.
ilerde bu özverililiklerimi gerekli zamanlarda
bak südümü helaletmem tehdidiyle söke söke geri almayı planlıyorum.
bu süreyi kendim için özetlemem gerekirse kısaca
oeskihaa limdeen eseryok şimm diiğ diyebilirim.
gözlerim kırmızı, saçım başım darmadağın.
arada bi eyeliner sürdüğümde aynaya bakıp
"pardon bayan tanışabilir miyiz" diyesim geliyo,
düşün o derece perişanım.
ama annelik insana çok katkıda bulunuyo okuyucu.
mesela tek elle yemek yapma, yeme, toplama, temizleme gibi
pek çok özellik kazanıyosun.
burdan aldığım engiiin biyoloji eğitiminin mimarı
sayın evrim hocam yavuzcuğuma seslenmek istiyorum;
evrim varsa anaların tek eli neden yok olmadı olm?
zira çocuk tutabilecek şekilde sabitlenip işlevsiz hale gelmeliydi.
öyle çok birikmiş işim,
okunası kitabım, düzene sokulası ıvır zıvırım var ki
bugünden itibaren başlıyorum.
başlamak diyince bi aklıma geldi,
okulu da dondurdum ben tezi onuncu dönemde vercem sanırım.
liste yaptım kendime.
o yapılası, bu edilesi diye.
önümüzdeki üç gün berilin odası düzenlenesi mesela.
bi iki mail geldi odayı nası yaptın nerlerden ne aldın diye,
hepsini yazıcam inşallah.
ben şimdi geri döndüm, uu turbolu jet hızlısıyla burdayım ya
sen de geri dön ayda bi bakma okuyucu.
taam mı?
öperim :*

