4.5.13

altını çizdim - güneşin oğlu


hastayken yapılacak en iyi iş
pek tabii ki film izlemektir.
ben de bugün kendime ahhh muhsin ünlü'nün filmlerini seçtim.
her birini en az üçer kez izlemiş olmama rağmen
güneşin oğlu'yla başladım.

tamam, mantıksız bi film.
ama hepimi at kafasındayız;
neyin mantığını arıyoruz allasen?

polis filminden sonra özgü namal&haluk bilginer ikilisi
burda pek eğreti gelmişlerdi.
ama kara sevda'ya da yine pek mutlu oldum (:
ahmet kural'ı da sütoğlan haliyle bi kez daha görmüş bulundum,
hak geçmesin diye kensine bi kezban fotomu göndereyim.
altını çizdim..


insanların apartmanlarda üst üste yaşaması,
bisikletin sadece iki tekerleğin üstünde gidebilmesi,
uçakların havalanması değil ama belki, durması.
mucizelerin en büyüğü de yaşlanmak.
o uzun çizginin ortasında durup
iki tarafa da uzun uzun bakabilmek..
ister yaşama bak, ister ölüme.


kalplerimiz o kadar hayal kırıklığıyla doludur ki,
her zaman yeniden başlamayı hak ettiğimizi düşünürüz.


yaşlılığın en güzel kısmı budur,
58 yıldır herşey aynıdır.
58 yıldır güneş her zaman aynı taraftan doğar.


-senin hiç hayal gücün yok mu?!
+senle evlenmeden önce vardı fikriciğim.
ama evlendikten sonra hayal gücümün yerini
dayanma gücüm aldı...


oysa benim gibi duygu yüklü bi sairin
dolma kalemle yazmasını beklerdiniz..


ne kadar afili bir sözcük değil mi; keder..


(kendini göstererek)
bu herif dövüyo mu seni cahide?


o sorun çıkarırsa ben sorun çıkarırım,
ben sorun çıkarırsam büyük sorun çıkar.


hayatın boyunca gözün yükseklerdeydi senin!
hep güneşe bakardın!
en sevdiğin şarkıcı kimdi senin? zeki.
gördün mü? sanat güneşi!


mahallede herkes sizi en az bi kez öldürdü,
bi tek ben öldürmedim.
şansımı bi de ben denemek istiyorum,
müsaade ederseniz kafanıza sıkabilir miyim?


-bizim şu anda yaşadıklarımızı eski mısırlılar da biliyodu.
+hah! ben de ne eksik ne eksik diyodum.


-bu sefer kararları ben vericem!
+işte bi insanın düşebileceği en büyük hata..


başka insanların hayatlarının senin için önemi yoktur,
onlar sen varsın diye vardır; sen daha iyi yaşa diye.
bu yalan zamanla o kadar büyür ki, kendin bile inanırsın.


hayatta duyduğum en büyük yalan,
gerçeğin görece olduğu yalanı.
neymiş efendim gerçek güya kişiden kişiye değişirmiş.
halbuki mühim olan nasıl algıladığınız değil
neyi algıladığınız.

bi insanı aptal olarak gördüğünüz için
aptal olduğunu düşündüğünüz anda,
gırtlağınıza kadar kibre batmışsınızdır.
bunu nerden mi biliyorum?
ben o adamım.
aptal falan da değilim, sadece sizin kadar
hızlı düşünemiyorum.


bi gün bi şölene davet edilirsin,
oraya vardığında bakarsın ki
yemek listesinde adın yazılı..


yaşadığınız en iyi yemeği düşünün,
izlediğiniz en iyi maçı.
eğer hala devam etselerdi,
en iyi değil en sıkıcı olacaklardı.
hayat da böyle işte, bi yerde bitmesi lazım..



edit: yayınladıktan sonra baktım da,
afiş pek yakışıklı durmuş.


6 yorum:

  1. Seni cepten okumak istiyorum lutfen mobil sablonunu ayarla canim cepten bloguna girince telim kitleniyor dona kaliyor yaziiiik :(

    http://degmesinyagliboya.blogspot.gr/2012/09/blogunuzun-mobil-sablonunu-ayarlayn_25.html

    Lutfen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. zaten ayarlı, bizdeki tüm ceplerden de giriyo; tekrar kontrol ettim. sıkıntı nerden kaynaklanıyo acaba bilemedim. bi araştırayım datlım

      Sil
  2. Merhaba Sevgili Semma, babamın hastalığı ile ilgili nazik ziyaretin ve değerli yorumun için teşekkür ederim.
    Ben Güneşin Oğlu filmini çok sevmiştim.Mantıklı olan her şey güzel mi ki:)
    Ayrıca filmin bir de idiası var ki, gerçek yaşanmış bir olay olduğuna dair:)Kim bilir?
    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. umuyorum sağlık dolu günleriniz olur.. ben de çok sevdim, herşeyden önce onur ünlü filmi; daha ne olsun. dublörün dilemması'ndan senaryolaştırılmış olabileceğini düşündüm ilk izleyişimden sonra.

      değil mi ya, en başında. ama saygı duyduğumuzdan kimliklerini açıklamıyoruz falan şeklinde(:

      Sil
  3. Hafiften "kelebek etkisi terk" havası uyandırmıyor mu acaba ? Güzel senaryo,geçişler vs idare eder bence, de sanki ondan feyz alınmış. Ama yurdum işi olması tibariyle yine bizden ve Ülkü abimizin o dörtlüğü ezberlenmiştir filmin de etkisiyle ;

    saygıyla,

    "kendini asan yüz kiloluk bir zenci"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hiç o gözle bakmamıştım, eştın kaçırla köksal engürü karşılaştırmak yirmi yüzyıl geçse hayalime gelmez. ebet, benziyo aslında. yani onur ünlüye yakıştıramam da..

      selametle,

      "hem dersini bilmeyen hem de herkesten şişman olan"

      Sil

 
;