4.1.13 18 yorum

bazı insanları bu kaydıraktan kaydırmak istiyorum.


hatta beyin üstü.
kafaları rendelensin,
beyinleri azcık hava alsın diye.
oksijen gittiğinden şüpheliyim çünkü.



3.1.13 26 yorum

eski usül kadın oldum!

sabah kalktım,
kahvaltı özürlü bi insan olduğumdan
elime kahvemi aldım
bloglara bakınmaya başladım.

içimdeki teyzeyi ortaya çıkardı.
kalktım ekmek yapmaya.
bu olayda ekmek almaya üşenmemin
ve yapımın çok kolay oluşunun
asla etkisi yok.
hayır.


üzerine un döküyomuşuz,
yoksa o da benim pisliğimden değil.

bişey diyim mi,
çogüzel oldu ya.


ekmekçi kız
1 bardak yoğurt,
1 kaşık karbonat,
3 bardak un, tuz şeker demiş.

ben esmer un kullandım.
daha pofuduk olsun dedim daha çok karbonat koydum.
ama hiç gerek yokmuş.
daha pofuduk olmuyo yani,
o tamamen benim abartmammış.

burdan ekmekçi kıza da teşekkürlerimi sunuyorum.
bunların adını da heidi ekmeği koyuyorum.
hani peter'ın babannesinin
hep beyazlarından istediği..
çocukluğuma döndüm nan.
bi burnumu sıkıp yedirmeye çalışanım eksik.


bi de ben galiba heidi'ye benziyorum.
bi çocukluk resmim var saçlarım küt,
aynı bu.
ek olarak da peter'a benzeyen biriyle evleniyorum sanırım.
onların sonu neydi ya hatırlayan var mı?



19 yorum

hava pakedinin içindeki cips kadar eşantiyonum okuyucu..


hava pakedinin içindeki cips kadar eşantiyonum okuyucu.
 m.ö. 3000'den beri yürüyomuş kadar yorgunum.

mutsuzluğum duracell gibi.
10 kata kadar daha uzun ömürlü.
en az sabri kadar yeteneksiz hissediyorum.

emre aydın kadar pesimist,
çamur kadar dertli,
gripin kadar voldemort,
ajda kadar gergin,
ajdar kadar gereksiz,
sakin kadar unutulmuşum.

ek olarak vega kadar sevimli olduğumu da
belirtmek isterim.
ama bu kimsenin umrunda değil.


 calgonit kadar beyaz, mordor kadar karanlığım.
hobbit kadar ilk,
silmarillion kadar karışığım.
tolkien kadar da zeki olmak isterdim,
ama sadece aşık olduğunda
ya da ayrıldığında
sezen aksu dinleyen insan kadar vefasızım.

ortaokuldan beri hobbit en birinci kitabımdır,
kağıtlarına eşyalarına gözü gibi
(ve hatta hastalık derecesinde titizlikle)
bakan birine emanet ettim
sırf kitaba olan saygımdan.
ama filmi gösterimden kalkıyo, daha gitmedim.
bilmiyorum belki de filmi çekilen diğer kitaplar gibi
hayal kırıklığına uğramaktan korkuyorumdur..


kafam metrobüs kadar yoğun.
odaklanamıyorum,
başlayamıyorum, bitiremiyorum.
bu aralar ayşe arman kadar geveze hissediyorum.
oysa daha çok susmam,
daha çok dinlemem,
daha yakından öğrenmem lazım.

anlam verilemeyen bi hüzün hikayesi gibiyim.
oysa hayatım gayet düzenli,
eğlenceli. 
bi iki pürüz dışında.
ne kada da tatlı bi o kada farklıyım.
peh peh diyenim çok.
ama..
havalardan mı böyle acaba?






 
;