15.1.13

işte ben böyle bir hal içindeyim..


yazmak istemiyorum.
okumak istemiyorum.
çizmek istemiyorum.
elim ne kitaplarıma gidiyo, ne kalemlerime.

uyumak istemiyorum.
sanki uyumasam başka bişey yapıcam, yok.
uyuduğumda da uyanmak istemiyorum.
rüya görmek istemiyorum artık.

ne istiyorum biliyo musun?
anneler çocuklarına isimlerinden önce
insanları üzmemeyi öğretsin.

 insan kalbine sakatat muamelesi yapmamayı.

üç günlük dünyanın kırmalara hiç değmediğini.

her an ölebilirsin desin, korkutmadan.
ürkütmesin ama bunu aklından hiç çıkarmadığı
buna göre davranabileceği bi yaşam sunsun.

yitirmeden değerini anlayabilmeyi öğretsin.
ve benim çocuğum olursa
bunları yapabilecek gücüm kalmış olsun..



18 yorum:

  1. Sema :(
    Eğer yanında yörende olsam sana puding yapardım. Bi de börtlenli çay. Ama aynı anda değil, kötü olur çünkü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. makarna da yapar mıydın?

      Sil
    2. biliyodum..

      Sil
  2. Heee... Oldu canım, başka arzun?
    Gülbilge'ye afedersin -öküz- olmayı öğretmeyi düşünüyorum. Kimse üzemesin onu, kimse ezemesin. Yanına yaklaşanın aĞĞzını, burnunu kırsın.
    (Yapabilsem negzel olar)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öyle mi dersin? sen daha tecrübelisin..

      Sil
  3. Anne olsak neler öğreteceğiz de işte... İçimi kararttın desem yavaş yavaş kaçıyorum desem...Öpücükler ve gülücüklerle kal desemmm...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hayattan azıcık derim.

      Sil
  4. çok güzel bir yazı olmuş.anneler isimden önce insanları kırmamayı öğretsin harika

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. fikri harikaysa öğrettiğinde nasıl olacağını sen düşün, ben tahmin bile edemedim..

      Sil
  5. Bende çocuğum olursa odun olmayı, vicdanını devre dışı bırakabilmeyi, insanlara değerinden fazla değer vermemeyi, etrafındaki fesat insanlara ukalaca ezikleyerek cevap verebilmeyi öğreticem!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şu ukalaca ezikleyerek cevap verme kısmını ben çok rahat yaparım da diğerlerini öğrenmeden bi işe yaramıyo demek ki..

      Sil
  6. sadi'nin bir hikayesi vardır(bostan ve gülistan'nın yazarı)sancak perdeye sorar Ben elden ele dolaşıp sert rüzgarlar beni parçalarken senin hizmetkarlar eteklerini süpürüyor.neden? perde cevap verir ben başımı eğiyorum.sen göklere bakıyorsun
    olduğun yer ne kadar yukarda ise o kadar sert rüzgarlara maruz kalır insan
    ben çocuklarıma tenekeye teneke, altına altın, öküze de öküz gibi davranmasını öğretmeye çalışıyorum
    ama kalp kırılamayacak değerli

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de başımı eğiyorum ama alçak basınç alanındaysam demek ki..

      Sil
    2. ben başını eğ demiyorum ki,başını eğmek seni mutlu etmez zaten
      ileriye dikkatli bak diyorum
      değiştiremeyeceklerini kabullen ama rüzgarlara boyun eğme
      perde mutlu,
      güzel görünmekten başka tasası yok
      sancak
      nice kalenin burcuna çıkacak
      öpülüp baş üstünde taşınacak
      alçalan basınca kabahat bulma , yükselir
      ruh sıkıntılarını hayra yormuş eskiler
      ruhun sana dar geliyorsa büyüdü demekmiş
      tomurcuğun patlamasından önceki gibi
      yeni yeni yollar,hedefler,sebepler aratırmış insana
      ümitsiz olma,
      kendine zalimlik etme
      çocuk değilsin diye büyümeyecek misin
      kalıbı kadar değildir insan

      Sil
  7. olur öyle haller arada
    boşver geç fazla takılma...

    YanıtlaSil
  8. Derdimi şarkılarla anlatmayı sevdim hep, sözler anlamsız kaldı melodilerin yanında.

    http://www.youtube.com/watch?v=PhgXdMlk3F0

    YanıtlaSil

 
;