15.1.17

yaşamak için beyne ihtiyacım olmadığını ıspatladım. bana birincilik teli.



melaba okuyucu!

yağmursuz, mutsuz, nursuz bi ankara pazarından hellö.

kafası kesik halde 18 ay yaşayan tavuk gibiyim.
ankarada geçirdiğim son bir buçuk yılda
yaşamak için beyne ihtiyacım olmadığını ıspatladım.
zira beynimi kullanabilecek hiçbişey yapmadım.

buradan beynin önemiyle ilgili envai çeşit ders aldığım
sevgili biyoloji bölümü akademisyenlerime selam ederim.
kız evrim de müfredattan kalkmış,
naber nassınız?

neyse,
son bi buçuk seneni geçirmek için ne kullandın peki derseniz;
bol miktarda oksijen -ki sadece yaşamak için-,
kilolarca çikolata ve türevi -ki sadece mutlu olmak için-,
bir miktar seratonin,
ve çokça el becerisi.

beceri düzeyim yüksek olmadığından çok miktarda kullanmak zorunda kaldım.


makul seviyede olsa tasarruflu olabilirdim.


örgüyü keşfettim, yeni başladım,
dünyanın bütün koyunlarını getirin kırkacağam tepkilerinden sonra
gerek enverin gerek babamın sponsorluğunda
-zira kendi paramı kazanamamaktayım-
hobiumu zengin ettim.
tığlar, şişler, ay açık pembesinden aldım ama
bi koyu pembesinden bi de of çok karanlık pembesinden de alayım yünleri
derken evi yünden bir top havuzuna çevirdim.

beril de sabah kalkar kalmaz aneeaağ yümm diye bana eşlik etti.
akşama kadar ben ördüm, o söktü.
yok anacım haddimi de bilmedim;
atkı matkı demedim direk kazaktan monttan girdim olaya.

bi iki ay sonra neler ördüm hangileri delindi konulu
oldukça eğlenceli bi postta hepsini biriktiririm.


berili ilk kitap fuarına götürdük.
en çok tübitak yayınlarını sevdi.

burdan annelere ilk fuar ve kitap alışverişi tecrübemizden sonra
nacizane şunu öneririm;
kitap alırken yaş grubunu dikkate almayın.
beril 2 yaşında olmasına rağmen şimdiye kadar
aldığım 2 yaş grubu kitaplar çok ilgisini çekmemişti.
tübitakın 3-4-5 yaş serileriyle her gece tablete bakarak değil
kitap okuyarak uyumaya geçiş yaptık.

insanın çocuğu hava kararınca eline bi kitap alıp
"anne minimini, anne guş oku" diyo ya;
kalp erimesi, ağız yamuşması, göz dolması,
anne kabarması tam olarak öyle bişey.

ağız yamuşması derken gerçek bi bilimsel olaydan bahsediyorum.
okumaktan yamuldum.

serilerin başlarını deneyip olumlu sonuç alınca
devamını internetten tedarik ettik.

şiddetle öneriyoruum diye haykıracağım bi site buldum;

alt limitsiz ücretsiz kargo imkanı sunmasıyla
kendimi ekranı öperken buldum.
ek olarak fuarda bile %10 indirim sağlayan yayınevlerinin
minimum %30 indirimli fiyatlarıyla
hem ekonomik, hem hızlı, hem annesinin kuzusu bi alışveriş yapmış olduk.

tamam, bu kısımda beynimi biraz kullanmış olabilirim
ama aldığım onca glikozu eritmezsem beynim şekere dönüşecekti.


bi de çok sanatsalmış, el boyamasıymış
aman çok değerliymiş gibi
bildiğin dövmeleri tabaklara yapıştırıp vernikledim.
çıkmadı makinede.
her gören beğendi demek isterdim ama
burda pek tanışımız olmadığından bi ben gördüm çok beğendim.
enver kız bi aldığın da aldığın gibi kalsın dedi.
ama kıskandı bence.
o tabağa hiç dövme yapıştırmamış,
ben de olsam hırçınlaşırdım.

kar bekledik, kar oynadık, kar yedik kara doyduk.
günlerce güneş görmedik.

her sabah gülümseyerek uyandık.
şükrettik.
arzu , arzucuğum, afedem mütemadiyen yüzümü güldürdü.

bloggerlar iyi ki vardı.
mailleştik.
yardımlaştık.
dertleştik.

çok derdimiz yoktu aslında, anladık.















7 yorum:

  1. Biri Ankara mı dedi? :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dillendirmek istemiyordu fakat artık ankaralıydı.

      Sil
    2. bir de izleyici butonunuz kaybolmuş, şeyedemedim (:

      Sil
  2. başlığa epeyce bir güldüm semma.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iyiden iyiye delirdim diyeceğim ama ünlü bir türk düşünürün daha önce de söylediği gibi benden deli falan olmaz.

      Sil
  3. Ayy burda bir ben varmışım, bende benden tatlı 😍 çok teşekkürler canım. Anne-kız mütemadiyen yüzümü güldürdüğünüz için az bile. Zira yine bir keyfsiz pazartesi sabahında moral bulmaya gelmiştim buraya. Günaydınlar olsun en keyiflisinden 💕😉

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o zaman pek keyifsiz bi pazartesi akşamından selam çakarım. yarın daha mutlu geçicek, kimbilir uslu bi çocuk olursak mantarlarda bile yaşayabiliriz..

      Sil

 
;